|
Demokrasi adı altında icazet almanın yöntemi seçilmek,haklarınızı muhafaza ve müdafaa edeceğim demenin,sadece sözde kalmamasının gerektiği,bir tarafta seçilmişler ,diğer yanda seçenlerden oluşan,seçenlerin her zaman iyiyi ve doğruyu karşılarında bulmayı amaçlayarak reyini kullandığı ve seçileninde her zaman seçenine iyiyi ve güzeli sunmayı amaçladığı bir döngü...
Seçmiş olmakla, seçilmiş olmak...yazıma önce buradan başlamak istiyorum… Demokrasi adı altında icazet almanın yöntemi seçilmek,haklarınızı muhafaza ve müdafaa edeceğim demenin,sadece sözde kalmamasının gerektiği,bir tarafta seçilmişler ,diğer yanda seçenlerden oluşan,seçenlerin her zaman iyiyi ve doğruyu karşılarında bulmayı amaçlayarak reyini kullandığı ve seçileninde her zaman seçenine iyiyi ve güzeli sunmayı amaçladığı bir döngü... Herkes seçerken doğru karar verdiğini umarak oyunu kullanmakta ve çoğunluğun kararlarına azınlık kalan karşı görüştekiler boyun eğmekte.Benim yöneticim daha iyi yönetir inancı herkese hakim. Seçenlerin amacı adil bir yönetim, ya seçilenler neler düşünürler . Seçilene kadar amaçlanan tek şey en üstteki yerde olmak için vaadler vermekse eğer,ve sonrada sözleri unutmaksa,kandırmaksa seçecek olanları. Hayat gerçekten anlamını yitiriyor bu noktada... Kim neler yapabilecek ,kim daha iyiyi ortaya koyabilecek sorularına cevap tekrar tekrar seçmekten ve umut etmekten geçiyor... Ya umutların tükendiği yerde ne yapar insan… Artık eczacılar her ne kadar dile getirildiyse de açıkça bir küçülme ve devamında da eczanelerini kapatma sürecine doğru adım adım ilerleyecekler…Zira son 4 sene içerisinde yaşanan hak kayıpları göstermiştir ki yaklaşık 8000 ila 10000 eczane ki, bunların içindekiler daha çok semt eczaneleri olmakta,yavaş yavaş kapatma yolunu seçmekle karşı karşıya kalacaklardır… Alternatif iş arayışları içerisine düşürülecek olan bu kesim,kendi başının çaresine bakmak üzere terkedilmiştir… Aslında her eczane sözde örgütlülük adı altında hiçbir şekilde hizmet alamadığı ecza odaları ve T.E.B e son bir umutla bel bağlamış,lakin gene beklenen sonuç alınamamıştır… Bu da göstermektedir ki ;demokrasi gerçek manada çoğunluktan yana değil,seçilmişlerin kapalı kapılar ardındaki aldıkları kararlardan yana tecelli etmiştir… Sonuç olarak,kaderiyle baş başa bırakılmış olan bizler,verilen kararlara boyun eğerek,devam edebileceğimiz müddetçe, yolumuza devam etmek, hakkettiğimiz şekilde değil ,layık görülen kadarıyla mesleğimizi icraya sükut ederek devam etmek zorunda bırakıldık… Oysa ki;meslek hakkı adı altında hastane katılım ücreti miktarı kadar bir ücret alınabilse,yine kamu kurum iskontoları eczacı satış fiatı üzerinden değilde depocu fiatı üzerinden uygulansa,reçete kontrolleri aşamasında provizyon sisteminde kabul gören ilaçlarda,reçete üzerindeki hata olarak kabul edilen bahanelerden eczacı değilde reçeteyi yazan hekim mesul tutulsa ve kesintiler yapılmasa,bu mesleği yapanlar olarak eczacılar yollarına bir müddet daha devam edebilirlerdi… Ayrıca yakın bir zamanda eşi benzeri görülmemiş bir ilaç takip sistemi uygulamaya konulmak istenmektedir. Bu yolla eczaneye girecek olan her ilacın bir kimlik numarası olması ve kime satıldığının dahi sisteme işlenerek bir zincir oluşturulması amaçlanmaktadır,dolayısıyla bu eğer tüm ilaçlara uygulanacak olur ise reçetesiz ilaç satışı bir kutu aspirin dahi olsa mümkün olamayacak,elden ilaç satışı iyice imkansız hale getirilerek eczanelere günlük nakit para girişininde önü kesilerek,aynı zamanda herkesin mutlaka doktora gitme mecburiyeti getirilecektir… Anlaşılıyor ki eczacılık mesleği artık ilaç satışı işlevini yürütemez hale getirilmek istenmektedir… Gelecekte insanlar bir şekilde mutlaka ilaca ulaşabileceklerse de,bu yer bu günkü manada işleyen eczaneler olmaktan çıkarılacak,ilaca ulaşabilmek insanlar açısından daha da zorlaşacaktır. Bence tam olarak hesab edilmeyen şey ise,bu süreç sonunda sosyal güvenlik sistemine bugünkünden daha fazla maliyete mal olacak olan sağlık,zaman içerisinde tam anlamıyla özel şirketlere ihale edilerek,özel sigorta şirketleri aracılığıyla vatandaşlara sunulacak,sosyal devletin sağlık ayağı da özel şirketlere teslim edilerek her birey parası oranında sağlık hizmetinden yararlanır hale getirilecektir…Parası olmayanlar tamamen kaderlerine terk edilecek,yada sağlık sisteminden çok az faydalandırılacaktır… Beklide amaçlanan tam manasıyla budur… Sonuç;Özel sigorta şirketi,özel sigorta şirketlerine bağlı özel hastaneler ve yine bu özel sigorta şirketlerine bağlı ilaç hizmeti sunacak eczaneler… Tabii ki bu döngüde serbest eczanelere yer yoktur…Ve olmayacaktır…Bu senaryoda ne kadar eczane kapanır ise gelecekteki kurulacak ağın karlılığı o oranda artacaktır…
|