Sağlıkta işler iyice karıştı
ÇALIŞMA
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Eczacılar Birliği arasındaki çatışma
tam sona eriyor gibi görünürken, işler yeniden alevlendi.
Bakanlığın talimatına
uyan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) nun, Birliğin en hassas olduğu nokta
olan “eczanelerle tek tek sözleşme” konusunda diretmesi üzerine, ipler
dün yeniden koptu. Tam bu gelişmeler yaşanırken bu kez Danıştay,
SGK’nın tek tek sözleşme yapmasını öngören düzenleme hakkında yürütmeyi
durdurma kararı aldı. Yani çatışmaya yargı da bu kararıyla taraf oldu.
Dün
bu satırlar yazılırken, SGK’nın Danıştay’ın bu kararı üzerine yine çark
ettiğini ve dün gece itibariyle yeniden Eczacılar Birliği ile masaya
oturma kararı alındığını öğrendik.
Bunlar yaşanırken, Başbakanın “tam gün yasası” ile
ilgili önceki gün TBMM Parti Grup toplantısında yaptığı konuşma,
doktorları da ayağa kaldırdı. Epeydir Sağlık Bakanlığı bu taslak
üzerinde çalışıyordu ve Hükümet bu düzenlemeyi TBMM’nin gündemine acil
olarak getirip yasalaştıracağını söyledi.
Bunun üzerine bu kez
doktorların eylem hazırlıkları başladı. Doktorlar bu yasaya evvelden
beri karşı olduklarını belirtiyorlar ve zaten gündeme geldiğinde çok
sert tepki göstereceklerini söylemişlerdi.
Sağlık ve Sosyal
Güvenlik alanında çatışma havası, evvelden beri vardır ve işin
doğasında olduğu için belli bir noktaya kadar da doğal sayılmalı.
Ancak
Murat Başeskioğlu’nun bakanlığı döneminde çatışmaya varmadan çözülen
görüş ayrılıklarının, Faruk Çelik zamanında da uzlaşma gelenegi
sürdürülerek aşıldığı izlenirken, son dönemde çatışmaların sertleştiği
görülüyor. Bu ortamda, elbette yeni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
ve üst düzey bürokratlarının sert ve uzlaşmaz, kesimlere “tepeden bakan” hatta zaman zaman azarlamaya varan tavırlarının etkili olduğunu söylemek lazım.
Siyasi
olarak çatışma hnavasının tam olarak dağılmadığı, küresel krizin sosyal
etki ve rahatsızlıklarının artık toplumda ortaya çıkmaya başladığı bir
dönemde ortaya çıkan bu uzlaşmaz siyasi tavır devam ederse, belli ki
daha başımıza çok iş açacak.
TEPAV’DAN SGK HARCAMALARI UYARISI
Tam
bu çatışma havası yaşanırken, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma
Vakfı’nın (TEPAV) geçen hafta yayımladığı bütçe analiz raporu, bu
alandaki mali sorunu da gözler önüne serdi.
TEPAV bütçede SGK ödeneklerini aşan düzeyde bir harcama baskısı ile karşılaşıldığını belirterek, “Böyle
bir durumda revize edilen bütçe açığının da aşılmasına yol açacak en
önemli risk alanı SGK’ya yapılacak transferler olarak görülmektedir. Bu
riskin önüne geçilmesinde devlet muhasebesinde kullanılacak bazı
hesapların çalışması suretiyle 2009 yılı içinde ödeneği aşan bazı
yükümlülüklerin 2010 yılına aktarılması yoluna gidilebileceği gözden
uzak tutulmamalıdır” değerlenmesinde bulundu.
Daha
açık bir deyişle bütçeyi bağımsız gözle analiz eden uzmanlar, kalem
oyunlarıyla 2009 bütçe açığının düşük gösterileceği, özellikle SGK
harcamalarını bir bölümünün kalem oyunlarıyla 2010 yılına
aktarılmasından, dolayısıyla bu nedenle bütçenin şeffaflıktan
uzaklaşmasından kaygı duyulduğunu belirttiler.
TEPAV, SGK
dengesindeki bozulmanın yapısal nedenleri yanında, yaşanan küresel
krizin etkisi ile dönemsel nedenleri de bulunduğunu belirtti ve yeni
SGK düzenlemelerinin mali etkilerinin iyi hesaplanmamış olmasının da,
sağlık harcamalarında yapısal nitelikli sorunlara çözüm oluşturma
konusunda ortaya somut çalışmalar konmamasının da etkili olduğunu
söyledi.
İnsanın aklına ister istemez, “sağlık ve
sosyal güvenlik alanındaki beceriksizliklerin faturası acaba çatışma
çıkarılarak, başka kesimlere mi yıkılmak isteniyor” sorusu geliyor.