Kepenk kapatma eylemine karşılık SGK tarafından sözleşmelerin tek taraflı fesih edilmesi sonrasında, eczacılarla tek tek sözleşme yapılması yönündeki çabalar hepimizin hafızalarında tazeliğini korumaktadır. Bu süreçte Danıştay'da açılan dava sonucu sözleşme feshinin yürütmesi durdurulmuş ve sözleşme yapma yetkisinin TEB'de olduğu mahkeme kararı ile bir kez daha tescillenerek SGK'nın bireysel sözleşme yapmasının önü tamamen kapanmıştır.
TEB'E
GÖNDERDİĞİMİZ İHTARNAME HAKKINDA
Değerli Üyelerimiz ve
Meslektaşlarımız,
Kepenk
kapatma eylemine karşılık SGK tarafından sözleşmelerin tek taraflı
fesih edilmesi sonrasında, eczacılarla tek tek sözleşme yapılması
yönündeki çabalar hepimizin hafızalarında tazeliğini korumaktadır. Bu
süreçte Danıştay'da açılan dava sonucu sözleşme feshinin yürütmesi
durdurulmuş ve sözleşme yapma yetkisinin TEB'de olduğu mahkeme kararı
ile bir kez daha tescillenerek SGK'nın bireysel sözleşme yapmasının önü
tamamen kapanmıştır.
Danıştaya
iptal dava açılmasına tepki gösterilmesine, sözleşme imzalamama yönünde
kararlı bir duruşun olduğu söylenmesine ve 2010 yılı için sözleşme
geliri beklentisi olmamasına rağmen, TEB merkez heyetince Danıştay
kararı gerekçe gösterilerek, ve yürürlükte olan sözleşmenin ilgili
maddesi gereği sözleşmeler aynı maddelerle yenilenerek, yüksek
meblağlarla satılmıştır.
Ancak,
tüm eczacı kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu süreçte yaşananlar ve
yapılanlar, üyelerin örgüte olan inancını ve güvenini sarsmakla
birlikte, yaşadığımız sorunların gündeme getirilmesi ve
çözüm bulunması amacıyla yapılan tüm girişimlerimizde yüksek sözleşme
fiyatları ,zararda ve sıkıntıda olduğumuz konusunda inandırıcılığımızı
zedeleyen bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kaldı
ki; Ülkemizde faaliyet gösteren 22944 eczaneden 8124 'ünün ortalama
aylık cirosunun aralık ayındaki indirimler öncesi 17,600TL
olduğu ve diğer eczanelerin büyük çoğunluğunun aylık 20-30 Bin TL ciro
ile çalıştığı ve Aralık 2009 süreci ile bu
cirolarda % 30-35 civarı bir düşüş beklendiği göz önünde
bulundurulduğunda; belirlenen sözleşme bedelinin eczanelerin
verdiği yaşamsal mücadelede ne kadar zorlayıcı olduğu tartışmasızdır.
Bir
örgütün ekonomik açıdan güçsüz olmasının ne demek olduğunu, sıfırdan bir
örgüt kuran bizler gayet iyi bilmekteyiz. Ancak; örgütler gücünü
ekonomik yapılarından değil, üyelerinden alırlar. Ekonomik açıdan güçlü
olmasa da üyelerinin inanarak desteklediği örgütler, çok zor şartlarda
da olsa faaliyetlerini sürdürebilir ve ancak bu tip örgütler
mevcudiyetlerini koruyabilirler.Kaldıki meslek örgütümüzün ihtiyacı
olduğu takdirde, hepimizin üzerimize düşen görevi yerine
getireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.
Ayrıca
; Türk Eczacıları Birliği'nin bütçesine bakıldığında, sözleşme parası
almaması durumunda bile önümüzdeki yıllarda ekonomik açıdan herhangi bir
sorun yaşaması mümkün görünmemekte, şu an için de herhangi bir ekonomik
sorunu bulunmamaktadır. Bu ortamın içinde bulunmanın getirdiği
yanılsama ile olsa gerek; sözleşme fiyatlarını belirleyen örgüt
yöneticilerinin yaşanan sorunlardan oluşan çığlığı duymakta
zorlandıklarını düşünmekteyiz.
Ekonomik
kasırganın savurduğu üyelerimizden ve meslektaşlarımızdan gelen çığlığa
bir ses olabilmek, her şeyin para olmadığını hatırlatabilmek ve
ilgililerin vicdanlarının sesine uygun hesaplamalar yaparak sözleşme
ücretlerini yasal yollara başvurmamıza gerek kalmadan tekrar makul ve sembolik
değerlere göre belirlemelerini sağlamak amacıyla sendikamız
tarafından aşağıda yer alan İhtarname 26 Şubat 2010 tarihinde
Noterden TEB Merkez Heyetine gönderilmiştir.
Değerli
Üyelerimiz ve Meslektaşlarımız,
Üyelerinin
güvenini kaybeden örgütler güçsüzdür. Bizler; meslek örgütlerimizin
böyle bir duruma düşmesine asla müsaade etmeyeceğimizi ve seyirci
kalmayacağımızı tüm eczacı kamuoyunun bilgisine sunarız.
Saygılarımızla...
TEİS
YÖNETİM KURULU
İHTARI KEŞİDE EDEN : Tüm
Eczacı İşverenler Sendikası
VEKİLİ
: Av.Yasemin ABASLI
Strazburg
Cad. 27/10 Sıhhiye ANKARA
MUHATAP :
Türk Eczacıları Birliği
Willy Brant Sokak No:9 Çankaya ANKARA
KONU
: 2010
yılı SGK sözleşme form ücretinin ivedilikle yapılan masrafı
karşılayacak şekilde sembolik bir rakama çekilmesi, aksi halde hukuki
yollara başvurulacağının ihtaren bildirimidir.
AÇIKLAMALAR :
SGK
tarafından tek taraflı olarak feshedilen ve Danıştay'da açılan dava
sonucu yürürlüğü devam eden 2009 Protokolündeki hüküm gereği imzalanması
gereken sözleşme formu için Merkez Heyetinizce belirlenen fahiş rakamın
gerekçesi Müvekkil Sendika üyesi eczacılarca anlaşılamamıştır.
Bilindiği
üzere, son 5 yıldır yıldır sağlıkta dönüşüm adı altında yapılan
düzenlemelerin ve yaşanan ekonomik krizin yanı sıra,
Aralık 2009 KKİ ve fiyat düşüşleri ile 2010 Ocak ayı fiyat indirimleri
tüm eczacıların ekonomik mağduriyetine neden olmuştur. Hal böyleyken;
hangi kritere göre belirlendiği tarafınızca açıklanmayan 2010 yılı SGK sözleşme
form bedelleri, eczacıların örgüte ve örgüt yönetimine olan inançlarını
sarstığı gibi örgüt bilincine ve örgütlülüğe de zarar vermektedir.
Bir
örgütün ekonomik açıdan güçsüz olmasının ne demek olduğunu, sıfırdan bir
örgüt kuran ve ekonomik sorunlarla mücadele
eden müvekkil Sendika gayet iyi bilmektedir. Ancak; örgütler gücünü
ekonomik yapılarından değil, üyelerinden alırlar. Ekonomik açıdan güçlü
olmasa da üyelerinin inanarak desteklediği örgütler, çok zor şartlarda
da olsa faaliyetlerini sürdürebilir ve ancak bu tip örgütler
mevcudiyetlerini koruyabilirler. Kaldı ki; Türk Eczacıları
Birliği'nin sözleşme parası almaması durumunda bile bütçesine
bakıldığında ekonomik açıdan herhangi bir sorun yaşaması mümkün
görünmemektedir.
Tüm
bunların yanında örgütlerin örgüt hafızası vardır ve devamlılık esastır.
Sözleşme bedellerinin 2008 yılında üç yıllık olarak belirlendiği Merkez
Heyetinizce ilan edilmiştir. Bu bedel 2008 yılında tahsil edildiği
halde, anlaşılamayan bir şekilde her yıl yeniden tahsil edilmeye devam
edilmiştir. 2009 yılında başlayan kademeli fiyatlandırma yöntemini devam
ettirerek, 2010 yılı sözleşme bedellerini de eczacılar arasında
ayrımcılığa yol açacak şekilde kademelendirmeniz, 2008 yılındaki
duyurularınızın aksine Yeşilkart sözleşmesinden de ücret almanız ve bu
ücreti 40 TL'den 2010 yılı için 100 TL'ye çıkarmanız kabul edilebilir
bir durum değildir. Müvekkil Sendika üyelerini mağdur eden, hakta ve
vecibede eşitlik ilkesi ile hukuka açıkça aykırı bu uygulamadan ve
düşünce yapısından vazgeçmeniz gerekmektedir.
Bu yüksek
bedelleri belirlemeniz ve uygulamanız, örgüte ve eczacılık mesleğine
kamuoyunda olumsuz bir bakış sergilenmesine neden olmanın yanı sıra,
bundan daha elim ve vahim olmak üzere, yetkililer tarafından meslek
meselelerinin gündeme gelmesinin engellenmesi için polemik malzemesi
olarak kullanılmaktadır.
6643
Sayılı Kanunun sadece sözleşme masraflarını ve bu işlemlerle ilgili
diğer giderleri karşılamak amacıyla verdiği yetkiyi kötüye kullanmaktan
ve fahiş fiyatla sözleşme satarak haksız kazanç elde etmekten
vazgeçerek, TEB Merkez Heyeti olarak vermiş olduğunuz sözleri yerine
getirmenizi, yeni bir sözleşme imzalamadığınızı, zaten imzalanan
sözleşmenin eczacıları memnun etmediği de göz önüne alınarak ivedilikle
sözleşme kağıtları ücretinin yapılan masrafı karşılayacak şekilde
sembolik bir rakama çekilmesini, müvekkil Sendika üyelerinden alınan
yüksek bedellerin iade edilerek yaşanan mağduriyetin giderilmesini ve 7
gün içinde tarafımıza yazılı olarak bilgi verilmesini her
türlü yasal hakkımız saklı kalmak kaydıyla müvekkil Sendika adına
ihtaren bildiririm. 26/02/2010
KEŞİDECİ VEKİLİ
Av. Yasemin ABASLI