|
Biraz kıvılcımlanma oldumu, olmadıysa başka bir soru sorayım sahi Turkiyede kac bin sağlık ocagı , belediye sağlık kabini vesaire var , cevabı duyar gibiyim olsa olsa birkaç binmi dediniz,
Dana nın kuyruğu kopmalı
2005 di sanırım Sayın Domaç Edirne yada Tekirdağ daki toplantılardan birinde Önümüzdeki yılların eczacılar için zor olacağını şimdiye kadar kazandıklarını artık eczaneleri için harcayacaklarını evlerini arabalarını satacakları günlerin olacağını açıklamıştı,
Tabi ozaman bu uyarılar (uyarı olarak almak gerekirdi) hollanda daki 30 40 bin dolarlık eczane otomasyon sistemlerinin varlığı ile ortaya çıkan tartışmalarda önemini bulamamıştı, belkide kimse ihtimal vermiyordu yada vermek istemiyordu.
İlk hareketler 200 milyon üzeri ilaçların kar oranlarının yüzde 10 a düşürülmesi ile başlamıştı, ilaçta sınıflandırmanın başladığının işareti idi kimse aldırmadı bile nasıl olsa hastane karşısı değillerdi satmadıkları üründü önemi yoktu.
Sarı öküz verilmişti kimsenin haberi olmadan.
Aslında sarı öküz 2001 yılı Beşiktaş ta Beş yıldız bir otelin lüks toplantı salonunda verilmişti o toplantıdan kimsenin haberi olmamıştı ilacın geleceği planlanmıştı, Herkese uzak gelmişti 10 sene sonrası üç beş dikkafalının dışında kimsenin dikkatini bile çekmemişti toplantı.
O toplantı da alınması tavsiye edilen tedbirler kararlar tek tek uygulamaya konuldu, Ama bizler lay lay loma devam ettik, hava ne güzel kuşlar ne kadar özgür, gençlik yıllarımızın şarkıları Semiha Yankı lar derken elimizden diğer değerlerimizde alınmaya devam etti biz hala lay lay lomda idik.
SSK ilacı eczaneden alacak dediler herkes bayram etmeye başladı, 35 milyon müşteri daha demekti, kimse sorgulamadı bu para nerden gelecek diye. Ağzımızın suyu aktı silmeye bile kalkmadık okadar sarhoştukki, kimse demediki yahu bu ssk 10 liralik ilacı 2 liraya ihale ile alıyor sonrada bunu saatlerce sıra bekleyen hastasına 2 liraya yine geri satıyor buna rağmen firmalara trilyonlar borcu var ilaç alamıyor bize bu 10 lirayı nasıl verecek diye, 35 milyon yeni müşteri o kadar aklımızı başımızdan aldıki sorgulamak aklımıza dahi gelmedi.
Sepet devri başladı kimse sesini çıkarmadı devlet 10 liralık ilacı 6 liraya satan var ben senin ilacının 10 lirasını ödemem anca ödesem ödesem 7 lira öderim yoksa seni alış veriş listeme, sepetime koymam dedi firmalara kimse olaya ayıkmadı.
NKİ diye birşey çıktı sepete girmek isteyen firma kamuya özel iskonto yapacaktı ilk Amerikan firması bu formülü buldu sandı ki kurtulacak, bizler sandıkki daha çok kazanacağız, sesimizi çıkartmadık ilacın fiyatı ikilendi halk eczaneye geliyor ilacın parası ile alıyor 10 lira ödeyip çıkıyor devlete aynı ilaç 8 liraya fatura ediliyor, ödemelerin ne zaman alınacağıda belli değil ama aradaki o 2 -3 liranın cebimize kalması ihtimali bile ağzımızı sulandırmaya yetmişti de artmıştı bile. Üçbeş kişi dışında ilacın iki fiyatı olamaz bu ne saçmalık diyenimiz çıkmamıştı.
O oldu, bu oldu derken günümüze geldik, arada bir çok konu var atladım,
Ama bu son 15 günde satır aralarında okadar gizli detay varki, atlamamız gereken malesef hala kanserli hastanın ilk evresinde gibi tepki vermeye devam ediyoruz.
Devlet tarafından yapılan açıklamalara dikkat ettinizmi, eczane olmazsa kendi çözümlerinin hazır olduğunu hastanelere dev eczaneler açacaklarını yüksek sesle söylemekten hiç çekinmediler. Mümkün değil diyorsanız geçtiğimiz yıllarda hafızanızı zorlayın ve çıkan yasa yada teklif edilen taslakları bu konuda aklınızda kıvılcımlar çakmaya başlayacaktır.
Sermaye önce kendi hukukunu kurar, acelesi yoktur, zemini hazırlar ve gerekeni yapar, öyle bizim gibi ezikliğini kapatmak için en olmadık zamanda 15 yaşındaki genç kız duygusallığı ile hareket etmez.
Aklınıza başka kıvılcımlar daha çaktırmaya devam edeyim SGK çözüm olarak başka ne dedi: saglık ocaklarına ilaç bankosu koyacağım dedi değilmi, peki biz ne dedik hadiiiii canım……
Olacak iş değil değilmi, ama unutmayın olmayacak bütün işler oldu, olamaya da devam ediyor
Size bir başka bilgi: bir dağıtım kanalı bankalara fizibilite raporu hazırlatıyormuş, ben buraya yazmayacağım kim olduğunu söylenti olduğu için isim vermek olmaz, rapor un şekli kısaca şu bir kaç bin noktada ilaç dağıtımı yapabilmek için kıredi kullanım şartları Vs.
Biraz kıvılcımlanma oldumu, olmadıysa başka bir soru sorayım sahi Turkiyede kaç bin sağlık ocağı , belediye sağlık kabini vesaire var , cevabı duyar gibiyim olsa olsa birkaç binmi dediniz,
İşte tam bu noktada dananın kuyruğunu kopartılması gerekiyor dirayetle, birlikle, sabırla, Birlikte ise Güçlüyüz, Ve artık dananın kuyruğu kopmalı ne olacaksa olmalı,
** bu yazı başbakanın marketlerde ilac satışı ile ilgili acıklamasından önce yazılmıştır.
|