|
Hiç Kendinize Bakıyormusunuz,
Hiç kendinizi eleştirdinizmi bu gün, dün, bu hafta son bir ay, son bir yıl içinde,
Eleştiri den bahsedince hemen gerildinizmi, gerildinizse sorun sizde demektir hem de öyle küçümsenmeyecek bir sorunuz var demektir.
Hiç Kendinize Bakıyormusunuz?
Hiç kendinizi eleştirdiniz mi ? bu gün, dün, bu hafta son bir ay, son bir yıl içinde?
Eleştiri den bahsedince hemen gerildiniz mi? Gerildiniz ise sorun sizde demektir hem de öyle küçümsenemeyecek bir sorunuz var demektir.
Belkide başımıza gelenlerin tümü kendimizi eleştirmemenin kaçınılmaz sonucudur.
Oysa tenkit etmek değer vermektir, "tenkit" kelimesi "nakd" kökünden türemiştir. "Nakd", bir şeyi satın alırken verilen akçedir, kıymet ölçüsüdür ve tenkit, o şeyi kıymetlendirme anlamını taşır.
Eleştiride amaç; iyi olanın değerini ortaya koymak, unutulmaktan kurtarmak, iyi olmayana ve kötüye fırsat vermemektir.
Eleştiri yapmak için inceleme yapmasını bilmek gerekir. İnceleme yoluyla, eleştirilecek olan şey tanıtılır, sonra eleştiriye geçilerek olumlu ve olumsuz yanlar bulunur ve bir yargıya varılır. Eleştirinin yolu yöntemi budur.
Bir an önce kendimizi eleştirmeye başlamalıyız, kendimizi önemsemeli değer vermeliyiz.
İnceleyemiyorsanız, gözlemleyemiyorsanız, çözümleyemiyorsanız, yaptığınız tenkit, kritik değildir fayda vermez. Asap bozukluğu ile söylenen amaçsız kızgınlık ifadeleridir, bu ifadelerden fayda bekleyemezsiniz karşınızdakinin de asabını bozar zarar verirsiniz.
Asap bozukluğu çoğu zaman aklı selim düşünmeyi engeller ve insana aslında istediğinin, amaçladığının, planladığının tam tersini yaptırabilir.
Bunun örneklerini son zamanlarda çokça yaşamaktayız. Asabımız o kadar bozuk ki ne yaptığımızı bilemiyoruz. Asabımız o kadar bozuk ki ne istediğimizi bilemiyoruz. Asabımız o kadar bozuk ki yanlış üstüne yanlış yapıyoruz, yanlış yaptıkça da asabımız dahada bozuluyor. Tehlikeli bir döngü büyüyerek, sarmallanarak hızlanıyor.
Hiç yapılmaması gerekenleri arka arkaya sıralamaktan nerdeyse haz alır duruma geliyoruz.
Kapatma eylemini o kadar yanlış zamanlama ile yapıyoruz ki, içimize sinmediği okadar belli ki, aklımız vicdanımız o kadar bas bas bağırıyor ki bunun zamanı değil, yeri değil diye ama asaplar kadar bozuk ki kimse bunu deklare edemiyor kendi içinde bile söyleyemiyor
Sonuç tam bir fiyasko, bırakın fiyaskoyu hezimet, ezim ezim ezilme.
Bu asap bozukluğu sadece yönetici kadroda değil, hepimizde.
Kim ne yaparsa yapsın beğenmiyoruz, Bu TEB in yılbaşı tebriği de olsa Aynı, Kayseri eczacı odasının en yetkililerle konuyu paylaşması olsa da aynı, Aktif eczacıların Hükümete olan yakınlıklarını kullanmasında da aynı,
Evet gönül isterki tüm bu görüşmeler TEB ile yapılmalı, ama olmuyor, sorumlular bu beceriksizliklerini kapatmak için çaba harcamıyorlar malesef.
En önemli şeyi hala yapmıyorlar ne yaptıklarını ya da ne yapacaklarını bizler ile paylaşmıyorlar, fısıltılar daha da yayılıyor, dezenformasyonun en etkili yöntemi olan kulaktan kulağa fısıldamaların önü kesilmiyor, kesilemiyor.
Panik tabanda dahada artıyor, züccaciye dükkanında dolaşan file gittikçe daha da benziyoruz. Fil ilk yere düşürdüğü kristal bardağın kırılmasından duyduğu sesle irkiliyor ve geriye doğru kaçarken arkasın da ki rafı daha sonra sağın da ki rafı, solun da ki rafı, derken tek hedefi dükkandan çıkmak oluyor artık gözü bir şeyi görmüyor ışığa dogru kapı mı? pencere mi? cam mı ? bakmadan koşmaya başlıyor.
Bu aşamada yapılacak bir şey kalmıyor.
Bu döngüden bir an önce çıkmak. Bunun dışında hiç bir yol yok
Ne istiyoruz, amacımız ne , hedefimiz ne bunları bir an önce toparlamalıyız.
Önce kervanı bir an önce yola koymalıyız, Yola dizildikten sonra ise ….
Onu yazmaya gerek. Hepimiz biliyoruz.
Önümüzdeki günlerin güzel geçmesi dileği ile
|